TİROİD NODÜLLERİ:

Tiroid hastalarının önemli bir kısmını nodülü olan hastalar oluşturur. Ultrasonografi teknolojisindeki gelişmeyle birlikte daha önce saptanamayan 1-2 mm çapındaki nodüller saptanmaya başlanmış, buna paralel olarak toplumun yarısından çoğunda tiroid nodülü raporlanmaya başlanmıştır. Bu da tiroid nodüllerinin önemini arttırmış, hem hastalarda hem de hekimlerde bir farkındalık oluşturmuştur.

Tiroid Nodülü Nedir?

Tiroid nodüllerinin oluşum mekanizmasında; diyet, iyot eksikliği, radyasyon maruziyeti, yaş gibi etkenler suçlanmaktadır. Nodüller, tiroid hücrelerinin anormal büyümesi ve çoğalmasıyla oluşurlar. Kadınlarda sıkllığı erkeklere göre çok daha fazladır. 40 yaşından sonra daha sık görülmekle beraber her yaş grubunda görülebilir.

Tiroid Nodüllerinin Belirtileri

Nodüllerin belirtileri büyüklük ve nodül karekterine bağlıdır. Küçük nodüller çoğunlukla belirti vermez. Nodülün boyutu arttıkça oluşturduğu belirtiler de artar. Hastalar en sık şişlik, boğazda baskı ve takılma hissi, yutkunma güçlüğü ve kozmetik problemlerden yakınırlar. Bazı nodüller aşırı hormon salınımına neden olarak çarpıntı, kilo kaybı, terleme saç dökülmesi gibi belirtiler oluşturur. Bu bulgular hipertiroidi bulgularıdır.

Tiroid Nodüllerinde Tanı

Tiroid nodülü saptandığında en önemli problem bu nodülün iyi huylu-kötü huylu ayrımını yapmaktır. Ayrıca nodülün aşırı hormon salınımına neden olup olmadığını da belirlemek gerekir. Bu konuda radyologun elindeki en önemli enstrüman ultrasonografidir. Ultrasonografi nodülün %100 tanısını koymasa da önemli bilgiler verir. Ultrasonografi ile tiroid nodülünün boyutu, kenar yapısı, şekli, iç yapısı, damar yapısı gibi özellikleri değerlendirilerek bir kanaat edinir. Nodüllerinin %90 ından daha fazlasının iyi huylu olduğunu belirtmek gerekir bu arada…

Tiroid nodülleri yaklaşık % 5-10 oranında kötü huyludur. Dolayısıyla bazı nodüllerde histopatolojik inceleme gerekir. Bu olgularda ultrasonografi kılavuzluğunda nodülün içine ince bir iğne ile girilerek örnek alınır ve patolojiye gönderilir. Bu işleme ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) adı verilir. İşlemi ultrasonografi eşliğinde gerçekleştirmek hem daha güvenlidir, hem de yüksek kuşku taşıyan nodül bölgelerine erişim kolaylığı sağlar. İşlem yaklaşık 5-10 dakika sürer, ciddi ağrıya neden olmaz.